Öğrenciler

Merhaba,

Boğaziçi Üniversitesi mezunu olup şu anda Sabancı Holding bünyesinde finans müdürü olarak çalışmaktayım. Boksa olan ilgim küçük yaşlarda başlamış olmasına rağmen bu spor hakkındaki bilgim filmlerde gördüklerimden ya da televizyonda yayınlanan maçlardan öteye geçmiyordu. Bu bilgi eksikliğine rağmen boksun diğer sporlardan içinde barındırdığı disiplin ahlakı ve mücadele etme inadı ile ayrıldığını sezebiliyordum.

Bütün bu ilgime ve boksun bende oluşturduğu izlenimlere rağmen bu spora başlamam kolay olmadı. Bunun en büyük sebepleri ise maalesef ülkemizde bu sporu kişiye öğretebilecek ehil kişilere ulaşmanın zor olması ve bu sporun icra edilebileceği uygun mekânların çok olmaması idi. Fakat şansın da yardımı ile Nafiz Hocamla tanıştığımda ve onun çalışma şeklini gözlemlediğimde bu spora başlamak ile ilgili kaygılarımın hemen yok olduğunu söyleyebilirim. Hocamın öğrencilerine yaklaşımı, kişiye sadece boksun tekniğini değil bu özel sporun içinde barındırdığı felsefeyi de verebilmesi kendimi şanslı görmemi sağlayan en önemli sebepler oldu. Başlarda boks benim için sadece yumruk atmak ya da ip atlamaktan ibaret bir fiziksel faaliyetken; hocam sayesinde bu sporun aslında hayatın küçük bir modeli olduğunu ve boksun kişiye kazandırdığı temel erdemlerin, sınırlarımızı zorlamaktaki
 disiplin ile yere düştüğümüzde dahi ayağa kalkma inadını gösterebilme cesareti olduğunu anladım.

Yaklaşık bir yıldır hocam ile beraber çalışmaktayım ve daha uzun süreler de çalışmaya devam etmeyi arzu ediyorum. Bunun en önemli sebebi ise bu bir yılın sonunda yaşantıma giren zenginliklere bakıp, yıllar sonrasında neler olabileceğini hayal ediyor olmamdır.

Hasan Meriç
Kordsa Global A.Ş.
Finans Müdürü


Kısa zamanda sağlıklı ve kondisyonlu biri haline gelmek isteyenlere en çok kalori harcatan ve kondisyon sağlayan sporlardan Boks sporunu kesinlikle herkese öneririm. Boksun bu özelliklerinin yanında insanın kişiliğini kendine güven aşılayarak arttırması da cabası.
Boksun yoğun iş temposundan sonra kafadaki düşüncelerden kurtulmak ve stresten uzaklaşmak isteyenler için de güzel bir seçim olacağı kanaatindeyim.
Seçilmiş kişilerle güzel diyaloglar eşliğinde zevkle katıldığım antrenmanlar bana daha spor dolu bir hayat sundu.
Özellikle Nafiz hocanın cana yakın karakteri ve yılların kendisine kazandırdığı deneyim ve birikimleri sayesinde boks dersleri çok daha ilgi çekici hale gelmekte.
Boks ile ilgilenmek isteyen ve yolu bir şekilde bu sayfaya düşen ve bu yazıyı okuyan kişilere önerim hiç beklemeden Nafiz hocayla iletişime geçmeleridir

İsim: Halil

Soyisim: Altan

Meslek: Avukatlık


30’lu yaşlarına kadar insan, hayat şartlarının beden ve ruh üzerindeki yıpratıcı etkisini pek fark etmez. İlerleyen yaşla birlikte kent hayatının ayrılmaz parçaları olan hareketsizlik, yoğun iş, dengesiz beslenme, düzensiz uyku ve güvenlik gibi stres unsurlarının fiziksel  ve ruhsal açıdan yıpratıcılığı çok daha yoğun hissedilir ve durum çok ciddi bir hal alır. Kişi özgüvenini yitirir. İşini, ilişkilerini olumsuz etkileyen bir kısırdöngünün içine girer. Hayat anlamsız ve sorunlu bir hal alır… Ben bundan yaklaşık 6 ay öncesine kadar bu anlattıklarımı birebir yaşayan, aşırı kilolu, 100 mt dahi koşamayan, yılgın ve yorgun bir adamdım. Hani insanın hayatında bazen mucizevî şeyler olur ya. İşte öyle bir anda ben de Nafiz Hocam’ dan boks dersi  alma şerefine nail oldum.  O günden itibaren sanki üzerime sihirli bir çubuk değmiş gibi fiziksel ve ruhsal durumum olumlu yönde gelişmeye başladı, yani Nafiz Hocam’ ın tabiriyle “yaşayan bir ölü” halindeyken, yeniden “hayata dönmeye” başladım. Bu kadar cık zamanda, hayatımda hiçbir zaman ulaşmadığım bir performansa ulaştım. Bugün tek seferde 5km koşabilen, 50 şınav, 80 mekik çekebilen, 2 saat spor aktivitelerini normal tempoda devam ettirebilen birisi oldum. Benim profesyonel bir iddiam yok, ama sıradan bir insan bunun ne demek olduğunu anlar. Bundan 6 ay öncesinde kendimi rüyamda böyle görsem inanmazdım. Sadece bununla mı kaldı. Özgüvenim yerine geldi. Bu sefer işimi ve ilişkilerimi olumlu etkileyen bir sürece girdim. Bütün bunların üstüne bir de Hocamdan insani erdemleri öğreniyorum. Bana göre boksu Nafiz Başaran’ sız, Nafiz Başaran’ ı bokssuz düşünmek, mümkün değil. Boks, spor ve felsefe olarak belirli bir olgunluğa ulaşmış kişilere hitap ediyor. Bu hayatta kimse başkası için kılını kıpırdatmazken, ben boks ve Nafiz Hoca’mın katkıları sayesinde yeniden hayata döndüm. Bütün bunları görünce, bazen niye 10 yıl öncesinde boksa başlamadım diye hayıflandığım oluyor. Ama ben şimdi bundan sonraki yılları düşündükçe heyecanlanıyorum. Tabi ki daha yeni başlıyoruz, kat edecek çok yolumuz var. Hocama bugüne kadar fiziksel ve ruhsal gelişimimdeki katkıları için teşekkür ederim.

Bülent KEŞAN

Bir lojistik şirketinde genel müdür


İTÜ Uçak Mühendisliği mezunu olup özel bir şirkette Yazılım Mühendisliği yapmaktayım. 4 sene önce geçirmiş olduğum ten don rahatsızlığına kadar fitness, body building, dağcılık vb. sporlarla kısa sürelerle ve düzensiz olarak uğraşmıştım. Fakat sakatlığım sebebiyle spora 4 sene ara vermek zorunda kaldım. Hem sporsuz geçirdiğim süreden hem de sakatlığımdan sonra tam olarak toparlanamayan ve her zorlanmada yeniden rahatsızlanan bileğim yüzünden, yeniden spora başlamak oldukça zor geliyordu.

Nafiz hocamızla tanışıp konuştuktan sonra kafamdaki tüm olumsuz düşüncelerden kurtuldum. Hocamızın boks eğitimine ve spora verdiği önem ve disiplini sayesinde çok kısa sürede bu spora alıştım ve sevdim. Boks eğitimine başladığımız ilk ay boyunca bileğimdeki sakatlık oldukça rahatsız ediciydi ara ara tekrarlıyor fakat Nafiz Hocamın tavsiyeleriyle bu rahatsızlıkları büyümeden geçirip üstüne gidebiliyorduk. Eğitimin ikinci ayında sakatlığım çok daha az rahatsız edici bir hal aldı, üçüncü aydan sonra ise senelerdir beni engelleyen sakatlığım bir daha hiç tekrarlamadı. Kendisine her şeyden önce bunun için teşekkürü borç bilirim.

Nafiz Hocamın eğitimi için söyleyebileceğim tek bir şey var sanırım lütfen boksla alakalı dışarıda duyduğunuz ve sizi ürküten her türlü bilgiyi unutun ve biraz da olsa hevesiniz varsa hocamızla görüşüp sizi bu spora başlatmasına şans verin. Çok rahat söyleyebilirim ki gerek iş hayatının gerekse öğrencilik hayatının yoğunluğu içinde yapabileceğiniz sakatlanma riski hem en az olan hem de vücudunuza ve kişiliğinize maksimum faydayı verecek olan sporu yapıyor olacaksınız.

Her şey için teşekkür ederiz hocam. Hep söylediğiniz gibi bu spora başlamadan önce her birimiz yaşayan ölülerdik ve sayenizde yavaş yavaş diriliyoruz.

Özgür Nair
Uçak Mühendisi - Yazılım Mühendisi



Boksla tanışıklığım 2 yıla dayanıyor. Bokstan önce çeşitli sporlarla uğraştım. İki yıl güreş çok kısa sürede olsa tekvando. Çocukluğumdan beri boksu çok sevmeme rağmen bir türlü ne imkân bulabildim nede zaman ayırabildim. Takim Nafiz hocayla tanışana kadar. Nafiz hocayla ilk karşılaştığımda sorduğum şey yaşımın uygun olup olmadığıydı. Fakat salona gittiğimde her yaş grubundan insan olduğunu gördüm ve başladım. Şimdi boks; Nafiz hoca sayesinde hayatımın vazgeçilmezleri arasına girdi.
Öğrenme isteği kadar öğretmekte çok önemlidir bunu herkes bilir benimde yaşayarak gördüğüm şey boksu sevdiren aslında Nafiz hocadır. Dersler o kadar eğlenceli geçer ki yorulduğumuzun farkına ancak eve gidince varırız. Ciddiyet ve şaka her zaman dozundadır. Derslerin çok eğlenceli geçmesi bir yana sıkı bir arkadaşlık bağı kuruluyor salonda. Kimsede kompleks kalmıyor yani sözün bittiği yerde Nafiz hoca ve boks başlıyor.
       Bokstan önce  profesyonel  anlamda yaptığımı zannettiğim sporlarda çeşitli sakatlıklar yaşamıştım. Boyun fıtığı ve menüsküs beni en çok rahatsız edenleriydi. Özellikle boyun fıtığı, tam 3 sene boynumu döndüremediğimi bilirim. Boksa başlayınca antrenman öncesi yaptığımız kültürfizik hareketliyle kısa sürede dönmeyen boynum döndü çıkmadığım merdivenleri rahatça çıkmaya başladım ve dedim ki  aslında profesyonellik budur. Nafiz hocanın boksla beraber fitnıs eğitmenliği yaptığını da öğrendim. Bana verdiği diyet listesi sayesinde 21 günde hiç zorlanmadan 6 kilo verdim. Bana kalsa dahada verecektim ama Nafiz hoca yeterli dedi ve durdum. Yani söylemeye çalıştığım şey; Her zaman demez miyiz her işin başı sağlıktır diye Nafiz hocayla tamda onu yaşamdım ben.
       Tabi her işin başı sağlık ama İstanbul da hayat sürdürmek hayli zor. İnsan hiç beklemediği anda kendini belanın içinde bulabiliyor maalesef! Boks sayesinde kendimin bile şaşırdığı sakinlikte ve özgüvende tehlikeleri atlattım. Bir seferinde gece saat 23 sularında kafayı çekmiş 6 kişi beni ve aynı salondan antrenman arkadaşımı çevirip ağza alınmayacak küfürler savurdular. EE tabi bizde insanız haliyle karşılık verince kavga başladı.6 insana benzeyen yaratığı çok kısa zaman etkisiz hale getirdik. Ertesi gün araya da giren insanların sayesinde bu kişilerle barıştık ama gördüğüm şey beni şaşırttı. Bizde sadece çizikler varken boksta aldığımız eğitim ve kazandığımız öz güven sayesinde karşıdaki insanların feci bir görüntüsü vardı. Bandajlı kafalar, patlamış gözler, dudaklar falan. Kimse yanlış anlamasın bunları övünmek için falan anlatmıyorum. Aynı  grup bir gece önce bizim yaşlarımızda birini fena dövmüşler ve yanında ailesi varmış. Aynı şeyi ailemin yanında yaşamak asla istemem ama öyle bir garantimde yok. O gün ve her gün boksla ve Nafiz hocayla tanıştığım için kendimi çok şanslı kabul ediyorum&

Fatih Sezgin

Kurye

 
Boks Hakkında

Yaşadığımız zamanı ve şehirleri dikkate alırsak özlediğimiz ve istediğimiz yaşam şekliyle gerçekte yaşadıklarımız arasında çok büyük uçurumlar olduğunu görebiliriz.
Yani asrımızın bu yaşam şekli bizi medeni düşünceden, kültürden, sosyal hayattan, spordan ve insanlar arasındaki olumlu ilişkilerden o kadar uzaklaştırıyor ki teknoloji çağında tüm bunlardan ve birbirimizden habersiz ve ilgisiz yaşayabildiğimize hayret ediyoruz.
Diğer boyutlarının yanında önemle belirtmek istediğim ise sağlıklı yaşam ve spordur. Çünkü  Sağlam kafa ancak sağlam bir vücutta  olabilir. Birçok insanın sağlıksız ve sakat düşünce oluşumunda da bence öncelikle onların sağlıksız ve hareketsiz vücutlarını incelemek gerekmektedir diye düşünüyorum.
Buradan hareketle, hangi spor dalı acaba insan için en uygundur? Sorusu kafaları meşgul edebilir. Bence bu sorunun cevabı çok basit. Diğer spor dallarının hiçbirini kategorize etmeden en tepeye Boksu yerleştirebiliriz. Tüm ön yargı, faraziye ve kötü emsalleri bir tarafa bırakırsak, ömründe bir defa dahi; bu spora gönül vermiş, gerçek ahlak ve prensip sahibi bir insandan bu konuda yardım almış her kişinin benim gibi düşüneceğini iddia ediyorum.
Çünkü insan tabiatın efendisi ve en onurlu canlısıdır. Eşref-i mahlûkattır. İnsanın onuru her şeyin üzerindedir. Bunu yok sayan, insanları tabiattaki bir hayvandan veya cansız bir varlıktan daha aşağı gören onu yargılayanda maalesef yine bir insandır. Kendini güçlü görenin güçsüzü ezdiği her zaman ve konumda, insanın kendini koruması bir zaruret halini almıştır.
Peki, bu koruma ne şekilde olacaktır?
Basket oynayarak, yüzerek, atletizm, buz hokeyi veya eskrim sporu yapma şeklinde mi?
Tabii ki hayır.
Boks fiziksel olarak insanı sağlam, güçlü, yetkin bir hale getirdiği gibi onun iç dünyasını ve ruhunu da en az o kadar sağlamlaştırmaktadır. İnsan gerçek anlamda kendine güvendikçe daha mütevazi, daha duygulu, daha enerjik ve bilhassa daha sakin ve dingin olmaktadır. Uzakdoğu sporlarının insana vermek istediği başlıca şey de budur.
Bu felsefedir.
Ama bence bu felsefenin daha fazlası da boks da mevcuttur. Uzakdoğu sporlarının genel olarak insanı fiziksel olarak çok hırpalayıcı olmadığından hareketle, boks daha ilkel olarak düşünülebilir. Ancak şurası da unutulmamalıdır ki hasımlar; üç veya daha fazla rauntta birbirlerini çok feci bir hale soktuktan sonra bile sarılabilmektedirler. Birbirlerinden şikâyetçi olmamakta, mahkemeye başvurmamaktadırlar. Hatta ölüm halinde bile ceza almamaktadırlar. Burası yani bu İLKELLİK bence düşündürücü olmalıdır. Hiçbir insan ilişkisinde; tüm spor dallarlıda buna dahil olmak üzere böyle bir olay görülemez. Ama boks da görülür. Çünkü boks silahsız ve aletsiz olarak insanın kendini ve onurunu koruyabileceği önemli bir vasıta ve yetkinliktir.
Boksun profesyonel spor kısmı ise bundan daha farklıdır. Burada kast edilen de o değildir.
Başka bir açıdan şöyle de düşünebiliriz. Genel olarak insanların hiçbiri boksu iyi bilen bir kişiyle tartışmak istemez. Ama herkesin boksu bildiğini varsayalım. Sizce de ciddi bir oto kontrol ve mütecavizliğin engellendiği bir durum oluşmaz mı? Yani iki kişinin normal kavgasıyla, boks bilen iki kişinin kavgası aynımıdır? Bence son derece caydırıcı bir durum.
Bundan hareketle tüm topluma boks öğretmekte bence hiçte fena bir fikir değil.
Boksun bu açılımından sonra; özelliklede bu ahlak ve prensiple donatılmış, iyi niyeti, alçak gönüllülüğü, nezaketi, atmadığı yumruklarından çok önce bizleri yere yeksan eden değerli hocam Nafiz Başarandan bahis etmek istiyorum.
Bende yıllarca hepimizin aklındaki kötü boks imajını muhafaza eden biriydim. Ancak sizlerce de çok kaile alınmayacak bir mevzudan dolayı bu tabuyu parçaladım ve internette değerli hocamı ve onun boks sitesini gördüm. İstanbul’a çok uzak bir vilayetten yanına giderek bana boks öğretmesini rica ettim. Ama sizlerden çok farkla ki bunu beş gün içinde yapmasını rica ederek. Doğrusu beni nasıl karşılayacağı konusu kafamı çok meşgul etse de düşündüğüm olumsuzluğun yüzde biri bile vuku bulmadı. Hocam benim ricamı çok dikkate aldı ve bana dünya boks ve spor tarihinde eşine rastlanmayacak bir zaman diliminde işin temelini gösterdi. Öğretti demiyorum, çünkü öğrenmek kişinin kendisiyle ve kapasitesiyle ilgilidir. Buraya dikkatinizi çekerim.
Sabır, sürat ve iyi niyet dolu beş gün. Ve bu öğretmen- öğrenci, usta-çırak ilişkisi tarzında değil de  bir abi kardeş ilişkisi şeklindeydi. Şunu da hocamın bana çok kızacağını bilerek açıkça belirteyim ki ücret konusu da bu hızlandırılmış kurstan beklenenden ve istenenden kesinlikle fazla değildi ve çok makuldü.
Değerli hocamın bana ayırdığı bu kıymetli vakit, enerji, iyi niyet ve sonsuz nezaketine çok teşekkür ediyorum ve gerçekten hem daha rahat ve onurlu yaşamak isteyen veya bu spora merak duyan herkese onun son derce olumlu ve pozitif bir öğretici olduğunu duyurmak istiyorum.
Şunu da latifeyle belirteyim ki eğer bu beş günde öğrenmeye çalıştığım boksu hocama beğendirip tam not alırsam, gidip Guinness rekorlar kitabına adımı yazdıracağım.
Esenlikler.


H. Cimşit Gür
Eczacı


Geride bıraktığım son 6 senede birçok spor dalıyla amatör veya profesyonel olarak uğraştım. Spor hayatımı üniversite eğitimime zarar verebileceği endişesiyle bitirmiştim ki sayın hocam nafiz başaranla tanıştım. O ana kadar bendede herkes gibi boksla alakalı birçok önyargı ve yanlış mit mevcuttu.Fakat hocamla ilk idmanıma çıktığımda anladığım ilk şey bunların hepsinin yanılgıdan ibaret olduğuydu.tüm uğraştığım spor dalları arasında boksu, şu ana kadarki çalıştırıcılarımın arasında da nafiz hocamı ayrı kategorize ederim.Profesyonelce yaptığımız idmanlar gerek vücut yapıma gerek de tekniğime mükemmel etkilerde bulundu.Usta kişilerle çalıştığınızda boks disiplininde sıyrık bile almadan çok yol alabilirsiniz.Öte yandan boksun daha önce sakatlık geçirmiş,belirli bir uzulunda zayıflık bulunan kişilerin söz konusu kusurlarını da nasıl yok ettiğine şahit oldum.Diğer bir korkumda zihinsel olarak beni yoracağıydı boksun.Bu düşüncemde de ne kadar yanıldığımı idmanlarım ve zaman gösterdi.Boks beni mental olarak rehabilite etti.Streslerimden uzaklaştırdı.Okul hayatıma pozitif etkilerde bulundu.Boks kişilere aynı zamanda özgüven,düzen ve disiplin de kazandıran bir disiplindir.Dövüş sanatlarına başlamak isteyen fakat hangisi olacağına karar veremeyenlere de tavsiyem şudur;Başladıktan çok kısa bir süre sonra boksun birçok kuzeninden ne kadar teknik,işbitirici,estetik,ve sonuca yönelik olduğunu kavrayacaksınızdır.Belirli bir ezbere bağlı şov amaçlı diğer birçok daldan çok daha teknik ve gerçek bu disiplin.Boks dalında kendimi göstermeme imkan sağlayan sayın Nafiz hocama ve her idman dan sonra beni belki de binlerce kategoride mükemmelleştiren boks disiplinine teşekkür ediyorum .

Osman Şafak
Hukuk fakültesi 2. sınıf öğrencisi


Son 10 senemi aktif veya düzenli spor yapmadan geçirdikten sonra; 2 sene önce 6 ay  kickbox’a derslerine katıldım. Hemen ardından basketbol oynarken de Aşil ten donumu kopardım. 1 senelik iyileşme sürecinin ardından; Nafiz Hoca ile derslere başladım.3 aylık bir süre zarfında fiziki açıdan bel ağrıları, halsizlik, yorgunluk hissi ve aşil tendonumda güçsüzlük tamamen düzeldi. Kondisyon, hız ve esneklik kazandım. Adalelerimde gözle görünür bir toparlanma oldu.
Boks idmanı zevkli, değişkenlik gösteren farklı adale gruplarını çalıştıran konsantrasyon  ve koordinasyon arttıran tekniği ile özdeşleşmiş, özel ve refine bir spor. Daha önce kickbox deneyimimle karşılaştırdığım da , vücudu lüzumsuz yormak dışında bir beceri elde etmemiş olduğumu boks’un daha ilk dersinde anladım.
Nafiz Hoca:  işini ve öğrencilerini çok seven, öz vereli, disiplinli;  fizyonomi kişisel gelişimi takip eden; spor ahlakını en ön planda tutan, zor gözüken bu sporu bizler için çok kolaylaştırmış, eşine az rastlanır ve kalite özellikte bir öğretmen; Boks sayesinde tanımış olduğum çok değerli bir dost ve ağabeyimdir

Arier Yatırım A.Ş
Yönetici Ortak
Ergin Iren

Boksla olan tanışıklığım kesintili olarak birkaç yıl eski olsa da, boksun yaşantıma kattıklarından bahsedeceğim süre bir yıla yakın bir süreden ibarettir. Bir savaş sanatını öğrenme isteğiyle başlayan boks öğrenme sürecim, etkilerini hayatımın her alanında göstermeye başladı. Öncelikle insanın tabiatı gereği bedeninin bir tarafını kullanma zorunluluğunu, boks yaparak tabiatıma aykırı bir biçimde değiştirdim. Bundan kast ettiğim solak olmam sebebiyle sağ elimle yemek yeme becerisine dahi sahip değilken ve sağ elimin savunma, tutma, bırakma yeteneklerini kesinlikle kullanamazken, şu anda kum torbasına isabet ettiremeden başlayan yumruk çalışmaları sayesinde, hareketli hedefler dahi her türlü hedefi yakalama tutma ve savunma yeteneğine sahip oldum. Vücudumda benden tamamen kopuk beynimin hükmetmediği sağ tarafım da boks sayesinde bedenime bağlanmış oldu. Tabi sağ eli kullanma dışında görünmeyen faydaları da mutlaka ki mevcut; çünkü benim için sağ elimi kullanmış olmak sadece fiziksel bir hareket değil aynı zamanda zihinsel de bir egzersiz… Nitekim sağ elimi kullanmaya çalışırken beynimin sol tarafını da kullanmaya çalışmak zihinsel bir egzersiz oldu ve bu sayede konsantrasyon sorunumu aşmış oldum. Antrenman içerisinde ruhsal gelişimlerde hiçbir zaman geri planda kalmadan, zihinsel ve fiziki egzersizlerimizle beraber sürekli olarak gelişti. İrade ve özgüven üzerinde sıklıkla duran hocamız “yapamam, yeter” dediğimiz zor sayılabilecek ısınma hareketleri sırasında sürekli olarak direnç kazanmamızı sağlayacak telkinleriyle daha başarılı antrenmanlar çıkarmamızı sağladı. Sadece bir dövüş sporu olarak yapılmadığı sürece insana hayatında çok fazla yenilik getirecek ve ruhsal, fiziksel, zihinsel olarak direnç ve dayanıklılık kazanılacak bir spor.

Adım: Burak
Soyadım: Diyarbakırlı
Mesleğim: Avukat


Doğuş Otomotiv Satış Sonrası Hizmetler bünyesinde Servis Bölge Şefi olarak görev yapmaktayım. Özellikle son birkaç yıldır, yoğun ve hareketli iş tempom sebebiyle hayatımın içinde spor a gereken zamanı ayıramıyordum. Bu durum neticesinde insan kilo alıyor ve zamanla kondisyonunun zayıfladığını hissediyor. Düzenli spor yapan insanlar ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaklardır. Bu durum bende büyük memnuniyetsizlik yaratmaktaydı. Yaklaşık 3 aydan bu yana değerli hocam Sn. Nafiz Başaran ile birlikte boks çalışmaktayım. Boks’u tercih etmemin sebebi, insanın kondisyonunu ve dayanıklılığını arttıran bir spor dalı olmasıdır. Sürekli olarak hareketli olmayı gerektiren bu spor dalı, gerek ip atlama egzersizleriyle kondisyonu geliştiren, gerek vücut esnekliğini arttıran eskiv hareketleriyle vücudun her bölgesindeki kasları çalıştıran ve kuvvetlendiren bir spor dalıdır. Bu çalışmanın ilk gününden bu yana Nafiz başaran Hocam benim kondisyonuma uygun bir çalışma temposu belirleyerek ve bu tempoyu kademe kademe yükselterek benim tekrar spora adapte olmamı ve spordan keyif almamı sağlamıştır. Bu sayede 5,6 kilo verdiğim yanı sıra eski sağlıklı ve enerjik yaşamıma döndüğüm için Sn. Nafiz başarana teşekkürlerimi bir borç bilirim.

Servet kaan Demiröğüten

Doğuş Otomotiv Ege Bölgesi Sorumlusu

Boks a başladığımda, bende boksu vahşi ve tehlikeli bir spor sanıyordum. İlk aydan sonra fark ettim ki boks, sandığımın aksine içinde çok fazla heyecan ve enerji barındırıyormuş (özellikle de Nafiz Hoca ile karşılıklı dansa başladığımda). Boks; teknik, kuvvet, taktik kurma ve uygulama, hız, dayanıklılık, tecrübe ve her şeyden önemlisi konsantrasyon, cesaret, zekâ gerektiren bir spor.

Boks, başlı başına bir konsantrasyon sporu. Hocamız ile karşılıklı eldivenleri giydiğinizde, artık konsantrasyonunuzu Hocamızın vücudunun duruşuna, bakışlarına ve ayaklarının pozisyonuna vermeniz gerekiyor. Nerenizin açık olduğunu belirlemeniz, mümkünse çok çabuk bir şekilde orayı kapatmanız ve kendinizi yumruğun önünden çekebilmeniz gerekiyor. Tabii bütün bunlara karşı, Hoca mızın yumruğunu savuruş süresi içinde (ki bu süre saniyeden daha kısa aralıklarla sürekli değiştiği için) her an tetikte olmanız gerekiyor. 3 dakika boyunca bunu tecrübe edin, ne kadar yorucu olduğu tarif bile edemem.

Boks ile birlikte tüm vücudum çalışmaya başladı, yumruk atmak sanıldığı gibi sadece kol kasları ile ilgili değil, etkili bir yumruk çıkartmak için kolların yanında, karın, sırt, kalça, bacak, boyun kaslarını, zihni ve konsantrasyonu güçlü kılacak bir antrenman yapıyoruz.

Boks en kısa sürede forma girmek isteyen herkese önerebileceğim bir spor. Haftada iki saatlik antrenmana dayanmaya başladığım andan itibaren hafta boyunca hiçbir şekilde kesilmemeye başladım. Ruhsal olarak da çok gelişip, sakinleştim. Ayrıca, kum torbası ile kombine çalışmak, pençik ile kendinizden geçmek, fentlerin, eskivlerin, ip üzerinde dans etmenin, gölge boksunun estetiği de çok ayrı ve çok zevkli. Tüm bunların iş ve özel hayatıma yansımalarını anlatsam sayfalar yetmez. Bence önyargılarınızı bir kenara bırakıp deneyimli hocaların eşliğinde boksu deneyin derim. Değerli Hocam size de bu spor ile beni tanıştırdığınız ve sevdirdiğiniz için teşekkür ederim.

Abdullah Şenyılmaz
Endüstri Mühendisi


Hep merak ettiğim fakat bir türlü cesaret edemediğim belki de sadece kavgada kullanmak için başladığım spordu boks. Fakat Nafiz hocamın da sayesinde yaptıkça geliştiren geliştikçe de keyif veren bir spor haline dönüştü benim için. İlk derslerde Nafiz hocamın sen aslında yaşayan bir ölüsün lafını  hatırlıyorum da aradan geçen zaman 2 ay kadar kısa olmasına rağmen bendeki gelişmeler inanılmazdı. Sanki bir rocky filmindeki gibi hissediyorum kendimi  şu anda  ilk derslerimi hayal ettikçe bazen gülüyorum. Boks sayesinde sadece yumruk atmayı yada yumruktan kaçmayı öğrenmiyor insan kendini buluyor aslında. İlk başlardaki atlayamadığın  ipin zaman kısa zamanda ayaklarının altından kaydığını hissetmek yada rocky filminde gördüğüm gibi punching ball ile çalışmalar yapabilmek boksu seven biri olarak rüyalarıma giriyor. En önemlisi boks antrenmanları sayesinde vücut hantallıktan kurtuluyor ofis ortamındaki çalışmanın getirdiği bel ağrıları gibi şikâyetler kalmıyor.

Levent TATAR
Mimar